Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

YİNE KARŞILADI BENİ GÜLÜNEN

YİNE KARŞILADI BENİ GÜLÜNEN 

Ülkemizde hepimiz her gün gelen şehit haberleri ile yıkılıyoruz. Genç yaşta hayata veda ederek ana babalarına en büyük acıyı yaşatan, geride yaşama sevincini kaybetmiş eşler bırakan yeni doğmuş, henüz doğmamış, yaşı kaç olursa olsun baba özlemi yaşayacak Yakınları kadar ızdırap içinde olmamamız elbette mümkün değil. 

Ama televizyon başında şehit haber ve cenazelerini izleyen herkesin yüreğine ateş düşüyor, genç yaşlı kadın erkek herkesin gözyaşları yanaklarından süzülüyor, dayanmak çok zor ALLAH Yardımcımız olsun ailelerine ve bizlere sabırlar versin güvenlik güçlerimize başarılar versin yüce rabbim bu acıları bizlere yaşatmasın.

 

Bu yaşananlara isyan ederken rabbimden dualarımızla son bulmasını dilerken, burada bir başka konuya dikkat çekmek istiyorum.

Mevsimler birbirine girdi, Çocukluğumdan hatırlıyorum dört mevsimi doyasıya yaşardık.  

İlkbahar geldiğinde toprağın buharlaşmasını, açan çiğdem çiçeklerini görürdük, kavurucu sıcakların ardından hazan mevsimi geldiğinde sararan yapraklar yere düşerek müjdelerdi sonbaharın gelişini. 

Ardından kış mevsiminin gelmesiyle tüm bitki örtüsü gelinlik giymiş gibi beyaza bürünürdü, şiddetli kışlar olurdu Rahmetli babaannem sokaklarda yolun ortasından gidin saçaklardan buzlar kafanıza düşmesin diye tembih ederdi.

Tüm olumsuzluklara karşın ilkbahar, yaz, sonbahar, kış, her biri ayrı güzeldi.

Bilim adamlarının araştırmalarına göre OZON tabakası delindi deniliyor, öyle olduğu son yıllardaki mevsim şartlarının değişmesinden belli değilmi, ilkbaharı görmeden yaz’a sonbaharı görmeden kış’a giriyoruz.

Anadolu üniversitesi açık öğretim fakültesi yayınlarında bir bilim adamı görüşlerini şöyle açıklıyor. “Nükleer, kimyasal ve biyolojik kirlenme OZON tabakalarının delinmesi dengesiz ve kalitesiz beslenme, asit yağmurları, kuraklıklar, savaşlar, işletmelerin hatalı yönetimi ve denetim yetersizlikleri, çevre kalitesini ve sağlığını etkileyen önemli faktörlerdir.

Küresel ısınmayı konu ederek araştırıldığında sokağın sesine bakıldığında ilim adamı olunmasına gerek kalmadan mevsimlerin değişken olmasının mevsimlerin zamanında yaşanmamasını küresel ısınmaya ve insanların duyarsızlığına bağlıyorlar.

Oysa ölüyoruz!.. Her geçen yıl sistemin nasıl hızla değiştiğini, yukarıda belirtildiği gibi mevsimleri bile anlamları ile yaşayamaz olduk.

Kurulan termik santralleri, fabrikalardan sızan gazlar, şehir içerisinde neredeyse insandan fazla araç olması, çevre kirletilme adına verilen birçok örnekler bu sistemin katilleri olduğumuzu açıkça göstermektedir.

Biz insanlar sadece gününü düşünen içerisinde yaşadığı bu döngüyü düşünmeyerek gelecek neslin yaşamlarına ipotek koyuyoruz. 

Mevsimler gelip geçerde sonradan fark ederiz zamanın su gibi akıp gittiğini. 

İçimizde değişip duran mevsim fırtınalarını hissederiz hatta yaşarız dedikodusunu yaparız ama okuyarak araştırarak bilinçlenmeyi hiç düşünmeyiz.

Değerli okurlarım bu güzel ilkbahar günlerinin kıymetini bilelim Toprak ana uyandı bizleri bekliyor. Kendi geleceğimiz için, çocuklarımız için, torunlarımız için, bol bol ağaç dikelim ve ağaç dikilmesini kurum ve kuruluşlara arkadaş dost ve komşulara teşvik edelim. Çevremizi temiz tutalım azim ve el birliği olursa mutlaka başarılacaktır.

Yaşananlarla görülüyor ki toprak ana’ya bir verir isek o bize bin verecektir.

Rahmetli Üstat Veysel ŞATIROĞLU Diyorya “Karnın yardım kazmayın an belinen, yüzün yırttım tırnağınan elinen, yine karşıladı beni gülünen, benim sadık yârim kara topraktır.

 


okuyun ve okunan biri olmanız dileği ile hoşça kalın dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın

Şair-Yazar Necati ÜLKER

 

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum